Türkiye’de Kumarhane İşletmek… Veya 68 Casino Bir Gecede Nasıl Kapatıldı?

1992 yılında -elimdeki dokümana göre- aşağı yukarı 20-25'in üzerindeki kumarhane hep zarar göstermiş, hiç kâr etmemiş; takriben 100 milyara yakın kira ödemiş; ama, burada, devlete vergi ödemeye gelince, zarar göstermiş. O yıllarda, bir berber 14 milyon lira, temizleyici 16 milyon lira, fotoğrafçı 17 milyon lira, avukat ve müşavirler 33 milyon lira, sanatçılar 69 milyon lira vergi verirken, 100 milyar lira civarında kira veren kumarhane sahipleri, zarar göstermek suretiyle, maalesef, hiç vergi vermediler. Bunu şunun için söylüyorum: Ülkemize, ekonomik yönden de, maalesef, belli bir katkısı olmamıştır. Daha önceleri düşünce şekli “Turist döviz getirir, ahlak götürür” olduğu için radikal değişiklikler lazımdı. Ben bu hikayede başlangıç çizgisi olarak 78-80 arası döviz krizini seçiyorum. Kumarhaneler açılırken vaad edilen, bol miktarda turist parası(döviz) ve kazanılan paranın vergiyle halka dönmesiydi(yeniden dağıtım). Hatta kumarhane gibi karlı bir işletme fikrinde, kumarhaneler zarar etmeyi bile başarmış. O günden sonra kumarhaneler “mafya, kara para ve eroin ticaretiyle” anılmaya başlandı. Kumarhanelerin Devlet - Derin Devlet - Mafya üçgenin içinde kara para aklama makinesi olarak kullanıldığı ortaya çıktı.

özbekistan kumarhane var mı Bunun yanında mafya kumarhaneleri ele geçirmiş ve insanlara zorla çek-senet imzalattırarak oyun oynattığı da tesbit edilmişti. Böylece, kumarhaneleri daha önce hiç kullanılmamış Akdeniz ve Ege koylarına, 5 yıldızlı otellerin içlerine açacaktık. “Turgut” denilince aklına “Uyar”dan önce “Özal” gelen biri olarak, Özal’ın popülerliğini yitirmesine çok üzülüyorum. Hayattaki amaçlarımdan biri de bu popülerliği tekrar canlandırmak. Yine de o zaman bunları inceleyen biri vardı; Uğur Dündar. Halk arasında o zaman bilinen ismi belki de “Tek Kollu Canavar”dı. Neredeyse bütün meclis, halk ve medya, kumarhanelerinin kapatılmasını istiyordu denilebilir. Ancak, 1 Ağustos 1996'da yaşanan bir suikast her şeyi kumarhanelerin aleyhine değiştirdi, denilebilir. 1 senelik vesayet sıkıntılarından sonra 1996'da hükumetlerini kurmuştu. Daha sonra, AK Parti’nin hükumeti devir almasından sonra yapılan vergi aflarında ilk sıraları kimin aldıklarına bakıyoruz şimdi de. Genelge’den sonra 1 sene kadar kararın yasalaşması beklendi. Bu kadar basit. Ürettiklerimizin hepsini vatandaş için üretirken, bu malları üretecek makineleri dışarıdan alıyorduk. ” tartışmaları 1996 yılına kadar aynı tempoyla sürüyor.

Ama farklı tariflerde olayı OPEC krizi’ne de bağlayanlar olacaktır. Ufak bir iç dökme: Tarih anlatırken hangi noktadan olayı başlatacağını bilmek meddah’ın yeteneğini gösterir. Eğlenceli bir 90'lar tarihi sabredenleri bekliyor… E bir de bunun petrolü var. Karar’a göre “Türkiye’de bir yabancının faydalandığı hizmetler, asla ve asla Türk vatandaşlarına yasaklanamaz”dı. O zamanın bir diğer “kumarhaneler kralı” Sudi Özkan, o zamanın parasıyla 180 trilyon Türk Lirası, öldürülen Ömer Lütfi Topal ise 137 trilyon türk lirası vergi borçlarıyla barışmışlardı. Fiziksel olarak ise o zamanın Turizm Bakanı Bahattin Duran’ı tehdit ettikleri bile yazılmıştı gazetelerde. Ancak bir zamanlar, Turizm Bakanlığı’ndan izin alıp “kumarhane” işletebiliyordunuz. Özellikle de Kenan Evren Hükumetinin de desteğiyle “başarılı” bir şekilde bu geçişi tamamladık. Turgut Özal’da bu konu üstüne bir açıklama yapma gereği hissetmiş, haliyle. Bir önceki şey sonradakinin sebebiyse, başlangıç çizgisini doğru yere çekebilmek gerçekten yetenek işi olmalı. İhracattan daha büyük bir kaynak bile oluşturmuştu bir ara. Evet, Click Bait’imi yutan arkadaşlar için kısa bir özet geçelim.

“Kumar aile için yıkıcı mı yoksa ülke için faydalı mı? Zamanın “Emperyal Casinoları Zinciri”nin sahibi Ömer Lütfü Topal, gece evine dönerken arabası taranarak öldürüldü. İki kralın toplam borcu o zamanın en borçlu 22 şirketinin %33'ünü oluşturuyordu. Zaten milletin “Susurluk Kazası” dolayısıyla “karanlık ilişkilere” olan gluten intöleransı da arttığından, bu blöfler iyice geri tepti ve 1997'de bu macera kesin olarak sona erdi. Refah partisi zaten mitinglerinde “Adil Düzen, islami ekonomi ve faizsiz kalkınma” diskuruyla puanları toplamış ve % 21,4 oyla birinci parti olarak galip gelmişti. Refah Partisi MV Kemalettin Göktaş ise açıklamasında belgelerle konuşmuş ve açıkça vergi kaçırdıklarını söylemişti. Birincisi, üreticinin davranışını değiştirmek ve ihracata yönelik üretim yapmalarını sağlamak; İkincisi ise bol bol turist çekmekti. Kumarhanelerin işin içine girdiği yer ise turizmdi. Kasanın kaybedebildiği tek yer Türkiye’dir herhalde. TRT Arşiv’i karıştırırken bulduğum bu belgeselde kumar müptezellerini ve kumarda varını yoğunu yitirenleri bir güzel anlatmış. Birincisi, bu kurumlarda çalışan 20 bin insan bir gecede işsiz kalıcağıydı.

Diğer Yazılar